Evet filmi izlemeden bu film üzerine bazı şeyler söyleyeceğim. Aslında filmi izlemeden yorum yapmamak lazım ama pek büyük gazetelerin pek büyük köşelerini kapmış pek büyük zatlar bunu yapıyor ama dedik ya onlar pek büyük diye. Ben yine de bunu yapmayacağım. Ben film üzerine koparılan fırtınalara değinmek istiyorum.
Olay sanırım ilk olarak Vatan Gazetesinin bir haberiyle gündeme oturdu. Vatanın ortasına Hürriyette kafaya çıktı ve ortalık bir anda karıştı.
Öncelikle film gösterime girmeden önce ve doğal olarak filmi izlemeden önce pek muhterem Ertuğrul ÖZKÖK beyefendi hazretleri filmin sponsorluk hikayesi üzerine bir köşe yazısı yayınladı ve
bu yazıda özetle Turkcell'in devletin kurduğu baskıdan korkarak Atatürk filmine sponsor olmadığından dem vurulmakta. Hemen bir gün sonra Hürriyet Gazetesinde
bir haberle konu gündemde tutulmaya devam ediliyor. Filmi izlemeyen ve ne olup bittiğini anlayıp dinlemeyen bir grup Turkcell'e veryansın etmekte ki bu habere yapılan 231 yorum incelendiğinde bu gayet net olarak anlaşılmakta. Yani halk üzerinde istenilen etki yaratılmış durumda. Genel kanaat Turkcell hükümetle ters düşmemek için bu filme sponsor olamadı, başka bir deyimle korktu sponsor olmaya, o zaman hatlarımızı iptal ettirmeliyiz, artık bu şirketle çalışmamalıyız vs. vs.
Bu arada Turkcell bir
basın açıklaması yayınlıyor. Söylenen tam olarak şu: "Çalışmalarına saygı duyduğumuz proje yapımcısıyla yaptığımız ön görüşmelerde, filmin beklentimiz yönünde Atatürk’ün liderliğini, dehasını ve kahramanlığını dünyaya tanıtmaktan çok, Atatürk’ün özel hayatına odaklanan bir film olduğunu görünce projede yer almayı tercih etmedik. " Ama bununla ikna olmayan ve filmi izleme fırsatı da bulamayan bir kısım vatandaş, hala Turkcell'e hınç dolu. Çünkü söylenenleri sadece kendilerini kandırmak için uydurulmuş yalanlar olarak görmekte.
Bu arada
bir açıklama da filmin yapımcısından yani Can Dündar'dan geldi. Okuduğum açıklamadan edindiğim intiba odur ki Can Dündar Turkcell'e esasta hiç bir suç yüklememekte, yalnızca usule ilişkin bir kırgınlığı var. Turkcell sponsor olmak için tüm görüşmelerde Dündar'ı muhatap alırken, sponsor olmaktan vazgeçtiklerini Dündar'ın ofisinden bir görevliye şifahi olarak bildirmeyi yeterli görmüş. Açıkça söylememekle birlikte Dündar bunu pek şık bulmamış ve üzülmüş. Bundan öte Turkcell'e yönelik tek bir suçlama yok. Dündar'ın yazısı biraz daha detay vermekle birlikte Turkcell'in açıklamasına tamamen paralel bilgiler içeriyor.
Bu arada film 29 Ekim 2008 günü vizyona giriyor ve ciddi sayıda insan filmi izlemeye gidiyor. Filme ilişkin tepkiler ise bununla birlikte yön değiştirmeye başlıyor. Can Dündar'a yönelik ciddi suçlamalar var. Atatürk'ün özel hayatına lüzumsuz olarak fazla girildiği ve hatta bununla da kalınmayıp yanlış bilgilerin verildiği, Atatürk'ün yanlış tanıtıldığı, bu filmin Atatürk'ü sevdirme amacına hizmet etmeyeceği, Atatürk'ün sigara ve içki içmesi üzerinde fazla durulduğu, Atatürk'ün yalnız adam olarak gösterilmeye çalışıldığı gibi bir dizi suçlama yöneltilmekte temel olarak Can Dündar'a.
Peki bu arada filme sponsor olmayan Turkcell'in doğru yaptığına ilişkin hiçbir yazı var mı ortalıkta? Bir tek
Ali Atıf BİR hocanın bir kaç yazısı var izleyebildiğim kadarıyla. Peki Hürriyet, NTV, Vatan gibi yayın organlarında Turkcell'e yönelik bir özür ifadesi yer aldı mı? Ben görmedim, duymadım.
Bu arada yine ilgimi çeken bir şey daha var: Mustafa filmine sponsor olmadığı için Turkcell'e saldıranlar, film hakkında Turkcell'in tereddütlerinin haklı olduğu anlaşıldıktan sonra filmin sponsoru Sabancı grubu hakkında hiçbir şey söyledi mi yada yazdı mı? Tabii ki hayır. Tüm bunları bir arada değerlendirince olup bitenin reklam payları ile ilintili olduğuna ilişkin haberlere inanmamak elde değil doğrusu.
Bu arada Mustafa filminden sonra hakkında tam bir linç operasyonu gerçekleştirilen Can Dündar'da her ortamda derdini anlatmaya çalıştı. O bir anlamda şanslıydı çünkü bunun için uygun mecralarda yer alabiliyordu. Kendisi de medya dünyasında yer aldığı için sesini duyurmaya çalışıyordu ama nafile. Belli bir kesim tüm bunları hiç duymadı. Özellikle Ayşe Arman'ın yaptığı röportajı beğendim doğrusu.
Son bir şey daha; Mustafa filmi hakkındaki en detaylı arşiv çalışmasını sanırım yine Can Dündar yaptı.
Web sitesinde filme ilişkin olumlu yada olumsuz her yazıya yer vermiş. Bunun içinde kendisini gerçekten kutlamak isterim.